 1940’ların başında uluslararası ticaretle başlayan Transtürk grubu, ülkemizin geçirmiş olduğu siyasi ve ekonomik gelişmelerinden de etkilenerek ülkesine ve çalışanlarına verimli katkılarda bulunma ilkesini her zaman ön planda tutmuştur.
Bu düşünceden hareketle halk sermayedarlığının güçlü bir savunucusu olarak tüm varlığını 1970’lerin başında Holding çatısı altında halka açmıştır. Gene bunun bir devamı niteliğinde önemli iştiraklerini de İMKB’de kote ettirerek gene halk ortaklığına sunmuştur.
Ekonomik gelişmelerden etkilenerek zaman zaman “küçülme” stratejilerini uygulama zorunluluğu doğmuştur. Son yıllarda ülkemizde gelişen müsbet ekonomik gelişmeler elbette grubumuzu da müsbet şekilde etkilemiştir.
Bu bağlamda kendinden kaynaklanmamış olsa dahi, 2000’li yılların başlangıcındaki namüsait ekonomik koşullardan dolayı üstlenilmiş olan borçların yeniden yapılandırılması mali bünyemizin sağlıklı bir yapıya kavuşması neticesini sağlamıştır.
Grubumuz bu müsbet gelişmeler neticesinde üç yıllık kısa vadeli hedefinde, mevcut iştiraklerimizin teknoloji, uluslararası rekabet edilebilirlik niteliklerini en üst seviyeye getirerek iç piyasa hakimiyetini sağlayıp zaten mevcut olan uluslararası piyasalardaki konumunu sağlamlaştırmak yer almaktadır.
Bu kısa vadeli süreyi takiben hedefimiz ise uluslararası kuruluşlarla çalışma alışkanlığımızdan hareketle girişimlerimizi mevcut ve/veya olası yeni alanlarda uluslararası işbirliği çerçevesinde geliştirmektir.
Böylelikle ülkemizin AB’ye katılım müzakereleri süreci sırasında Türk ekonomisi için büyük potansiyel taşıyan ve fakat diğer yandan da istihdam problemi yaratan genç nesile kendi ülkelerinde AB standardında yaşam ve çalışma ortam ve zemini yaratılmış olacaktır.
Faruk E. Süren
Yönetim Kurulu Başkanı
Murahhas Aza |